24 Temmuz 2017 Pazartesi

Uzun zamandır yazmamıştım. Malum yaz geldi, hava sıcak, dersler azaldı. Kışın daha çok insan yoga yapıyor, yazın tatil tercih ediliyor. Kimine göre yoga yaza hazırlık için yapılan bir çalışma, kimine göre yaşam felsefesi, kimine göre bir tutku, kimine göre moda, kimine göre bir tür bedensel aktivite, kimine göre "şifa" liste uzadıkça uzar böyle.
Hiçbiri de tm anlamıyla yanlış diyemem, kişilerin öznel fikirleri sonuçta. Ancak elbette DUR demek istediğim yerler de mevcut.
Bunlardan birini yoga üzerinden anlatacağım, başka pseudoscience görüşleri de elden geçireceğim. 
Birincisi yogaya dilediğiniz anlamı yükleyebilirsiniz, sadece size naçizane tavsiyem, kendinizi sömürtmeyin ve skeptik düşünmekten vazgecmemeniz yönünde. Yoga hocaları "şifacı'' degildir, böyle iddia eden varsa bence kaçın. Bir takım çevreleri inanilmaz rahatsız eder bu görüşüm ancak skeptiklik daha mühim. Elbette yoganın sağlık ile ilgili olumlu değişikliklerinden şoz edebiliriz. Ancak bir kişi size "kanseri yoga ile tedavi ediyorum" dediği anda sizin red zone/ kırmızı çizginize fena halde dalış yapiyordur aman diyeyim. Kişisel görüşlerimden biri de yoganin sizin inanç dünyanıza öyle tepe taklak dalmasıni uygun bulmamak yönünde. Bir takım inanç ve yaşam tarzı yönlendirmelerinden kaçınmasını ben daha uygun buluyorum. Hangimiz ne halt biliyoruz ki? Yoga hocaları psikolog ya da ulvi insanlar da değil, vallaha bak! Banka kuyruğunda görsen tanıyamazsın. Sinirlendiğinde vezneye de çemkirir, yeri geldiğinde kuruş hesabı da yapar, neticede insana ait her şey hepimizde var. Yogada sevdigim kavramlardan biridir "satya/dürüstlük". Aslında hepimiz için zor dürüst olmak. Ben ne yalan söyleyeyim çok dürüstümdür, asla yalan söylemem, onermesi ne derece inandırıcıysa o kadar dürüstüz işte. Şaka bir yana, zor mesele. Işte tam da bundan hareketler diyorum sizden banka hesabıyla para isteyen kim varsa "şifa" adı altında durun ve düşünün, nakit de isteyen oluyor hehe. Gönlünüzden ne koparsa var bir de, favorim o. 
Çağımız da her çağ gibi bizi mutsuz ve umutsuz kılabiliyor. Her devrin mutsuzluk çarecileri de kolları sıvıyor; ticaret, beyin jimnastiği gibi. Herkes koç, yaşam koçu, farkındalık koçu, renk koçu, herkes terapist, hatta ve hatta herkes iki homeopati eğitimiyle homeotapi doktoru, iki Çin Tıbbı eğitimle hop adının önünde DR unvanı. Tuğla kadar kitap okuyup, kadavra inceleyen; o sınav senin bu test sonucu benim anası ağlayan; bir de uzmanlık sınavı veren; sürekli yeni çıkan makaleleri takip etmek zorunda olan; nöbet bekleyen, acilde çalışan vs vs vs'yi sen görme, iki sertifika alan adama seansı 600 TL'den paranı ve umudunu kaptır, olacak iş mi? Çaksın sana iki tane homeopatik ilaç adını verdiği içeriği su ve tatlandırıcidan oluşan ilacı. Plasebo etkisiyle geçti san. Duy bunları James Randi! Güzel haber Ingiltere'de homeopatinin yasaklanmasi yönündeki çalışmaların başlamış olması. Çakra açan yoga hocası da biliyorum, çakram kapalıymış diye üzülen insanlar taniyorum. Çakra makra mühim değil kardeşim, Skeptik ol yeter! Hepsi açılıyor evellallah!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder