14 Ağustos 2017 Pazartesi

Ulvi yoga hocalari ve cicekli bocekli paylasimlari

Sosyal medyada yoga hocasi olan herkesin bir takim ozlu sozler altinda insanlara "sunu yapin, boyle hareket edin" gibi dusunceler empoze etmesi enteresan geliyor bana.  Hemen altinda da ders programlarini yayinlarlar, kamp duyurulari yaparlar. Bunda bir sakinca yok meslek cunku. Para kazanilan bir meslek.
Simdi 'canim sen de her seye muhalefetsin', diyenler olabilir. Buna sozum yok, elbette kendi reklamlarini yapacak insanlar. Ekmek parasi :)
Takildigim nokta, ulvi bir yerden bakip diger insanlara ahlak dersi vermeleri. Zannedersin adam ahlak felsefesini almis, yalamis yutmus. Evrensel ahlak yasasini ve evrensel olmayan ahlak yasalarini ogrenmis, Hobbes, Epikuros, Sartre, Aristoteles, Sokrates, Bergson, Spinoza, Kant falan tozunu attirmis gibi. Yani alt metinde diyor ki "ben oyle bir yerdeyim ki sana ne yapman gerektigini, nasil yasaman gerektigini soyluyorum, sen de kosulsuz kabul etmelisin". Gercekten de insanlar kosulsuz kabul ediyor, altina "like"yagmuru ile destek veriyor ve gozunun icine bakiyorlar bu tip insanlarin. El pence divan duruslarindan bahsetmiyorum bile. Oldum olasi herhangi bir insan evladina el pence divan durusu bir turlu destekleyemedim. Carl Sagan'a belki dururdum :). Russell da olabilir. Oksimoron yarattim evet. Yine de insan kosulsuz kabul etmemeli her onune geleni diye dusunuyorum.
Icinde guller, kelebekler acan paylasimlarla gune uyanan yoga hocalari, siz onlari sorguladiklariniz an ayni cicek ve bocekli dilden cevap vermiyorlar. Dogrusu da bu aslinda. Gercegi. Bizler ezberimizin bozulmasindan, otoritelerimizin sorgulanmasindan hoslanmayiz, dogal. Dogal olmayan "ulvi" bir persona yaratip, goz boyamak. Bana da biri su an dusunduklerimi sorgulatirsa bundan cok hoslanmayabilirim ama skeptik gorusu savundugum icin bu irite olma halini bir yana birakip beni yaniltmasini istemeliyim. Zor elbette. Bir anda dusunceleriniz yikilmasi ve bunu kabullenmeniz zor. Ancak bir gelisim bekliyorsak kendimizden, tutumumuzun biraz daha elastik olmasi gerekmez mi?
Simdi "ulvi"paylasimlardan hareketle ve bilimin verileri esliginde kendilerini sorguladiginizda pasif agresif bir saldiriya gecenlerin yaninda, sizin kisiliginize dahi hakaret edebilecek duzeyde raydan cikabilenler var, dedigim gibi yanlis degil. Ama sormadan edemiyorum "nerede o ulvi yaklasiminiz?" Nerede o ucusan kelebekler? Icimiz sevgiydi hani? Sorgulandigin icin mi bunca hakaret? Su icinde yasadigimiz evrende ne sorgulanamaz?
Birilerinin onayini almaya ihtiyac duyuyoruz ya surekli, emin olmak istiyoruz ya, sorumlulugu paylasmak istiyoruz ya. Iste yoga hocalarinin da her dedigini kanun gibi almayi dogru bulmuyorum. Her sey sorgulanir, her sey gun gelir yikilir, ezber bozmak , ezberi bozulmak guzeldir.
Yine bahsedecegim bu konudan, bir iki kere elestirin bakalim o ahlak ogreten, cicekli bocekli paylasimlari. yine ayni cicekler mi gelecek, kufurler mi?

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Uzun zamandır yazmamıştım. Malum yaz geldi, hava sıcak, dersler azaldı. Kışın daha çok insan yoga yapıyor, yazın tatil tercih ediliyor. Kimine göre yoga yaza hazırlık için yapılan bir çalışma, kimine göre yaşam felsefesi, kimine göre bir tutku, kimine göre moda, kimine göre bir tür bedensel aktivite, kimine göre "şifa" liste uzadıkça uzar böyle.
Hiçbiri de tm anlamıyla yanlış diyemem, kişilerin öznel fikirleri sonuçta. Ancak elbette DUR demek istediğim yerler de mevcut.
Bunlardan birini yoga üzerinden anlatacağım, başka pseudoscience görüşleri de elden geçireceğim. 
Birincisi yogaya dilediğiniz anlamı yükleyebilirsiniz, sadece size naçizane tavsiyem, kendinizi sömürtmeyin ve skeptik düşünmekten vazgecmemeniz yönünde. Yoga hocaları "şifacı'' degildir, böyle iddia eden varsa bence kaçın. Bir takım çevreleri inanilmaz rahatsız eder bu görüşüm ancak skeptiklik daha mühim. Elbette yoganın sağlık ile ilgili olumlu değişikliklerinden şoz edebiliriz. Ancak bir kişi size "kanseri yoga ile tedavi ediyorum" dediği anda sizin red zone/ kırmızı çizginize fena halde dalış yapiyordur aman diyeyim. Kişisel görüşlerimden biri de yoganin sizin inanç dünyanıza öyle tepe taklak dalmasıni uygun bulmamak yönünde. Bir takım inanç ve yaşam tarzı yönlendirmelerinden kaçınmasını ben daha uygun buluyorum. Hangimiz ne halt biliyoruz ki? Yoga hocaları psikolog ya da ulvi insanlar da değil, vallaha bak! Banka kuyruğunda görsen tanıyamazsın. Sinirlendiğinde vezneye de çemkirir, yeri geldiğinde kuruş hesabı da yapar, neticede insana ait her şey hepimizde var. Yogada sevdigim kavramlardan biridir "satya/dürüstlük". Aslında hepimiz için zor dürüst olmak. Ben ne yalan söyleyeyim çok dürüstümdür, asla yalan söylemem, onermesi ne derece inandırıcıysa o kadar dürüstüz işte. Şaka bir yana, zor mesele. Işte tam da bundan hareketler diyorum sizden banka hesabıyla para isteyen kim varsa "şifa" adı altında durun ve düşünün, nakit de isteyen oluyor hehe. Gönlünüzden ne koparsa var bir de, favorim o. 
Çağımız da her çağ gibi bizi mutsuz ve umutsuz kılabiliyor. Her devrin mutsuzluk çarecileri de kolları sıvıyor; ticaret, beyin jimnastiği gibi. Herkes koç, yaşam koçu, farkındalık koçu, renk koçu, herkes terapist, hatta ve hatta herkes iki homeopati eğitimiyle homeotapi doktoru, iki Çin Tıbbı eğitimle hop adının önünde DR unvanı. Tuğla kadar kitap okuyup, kadavra inceleyen; o sınav senin bu test sonucu benim anası ağlayan; bir de uzmanlık sınavı veren; sürekli yeni çıkan makaleleri takip etmek zorunda olan; nöbet bekleyen, acilde çalışan vs vs vs'yi sen görme, iki sertifika alan adama seansı 600 TL'den paranı ve umudunu kaptır, olacak iş mi? Çaksın sana iki tane homeopatik ilaç adını verdiği içeriği su ve tatlandırıcidan oluşan ilacı. Plasebo etkisiyle geçti san. Duy bunları James Randi! Güzel haber Ingiltere'de homeopatinin yasaklanmasi yönündeki çalışmaların başlamış olması. Çakra açan yoga hocası da biliyorum, çakram kapalıymış diye üzülen insanlar taniyorum. Çakra makra mühim değil kardeşim, Skeptik ol yeter! Hepsi açılıyor evellallah!